Kayıtlar

#KısaHikaye etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
 BİR TRAMVAY “… Laleli’den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız…” (Cemal Süreyya) Camından tarihin dokunduğu güzel binaları, esnaf lokantalarını, tekstil dükkanlarını, ticari kaygıdaki insan kalabalığını ve üniversiteden çıkmış öğrencilerin sel olup yollara akışını izliyoruz. Beyazıt taki taş kemerleri, hediyelik eşya dükkanlarını görüyoruz bir süre sonra. Sultanahmet e doğru yaklaştığımızda manzaramız dramatik bir şekilde değişiyor. Devasa kubbeleri ile Sultanahmet Cami ve göz alıcı mozaikleri ile Ayasofya giriyor görüntüye. İnsanlar da değişiyor, turistler ve tek derdi fotoğraf çekmek olan bir sürü insan… Bu hengameden Gülhane ye gelince çıkıyoruz. Bir huzur kaplıyor sanki içimizi. Sessizliğin içinde kocaman ağaçlar, yürüyüş yolları çıkıyor karşımıza. Burnumuza tarihi yarımadanın mistik kokusu geliyor. İyot kokusu almaya başlıyoruz hafiften. Bu koku birazdan göreceğimiz manzaranın habercisi oluyor. Tramvay Eminönü ne iniyor. Artık manzaramız Boğaz ın mavi suları. Galata Köprüsü ü...
Resim
YEŞİL EŞEK        … Az önce isteksizlikten dönüp baktığım çalılıkların arasından geldiğine emin olduğum sese doğru gitmek için yolun kenarında oturduğum yerden kalktım. Benim kalktığımı gören çağla bademi rengindeki eşek tedirgin oldu sanki. Bir adım geri çekilerek ağzının kenarında bir tutam otla donmuş gibi bana baktı. O güzelliğe bakmaktan beni alıkoyan sesin nereden geldiğini o kadar merak ediyordum ki artık, yanından ayrılacağım için ondan özür dilercesine baktım eşeğe. O güzel, koca gözlü hayvan, anlamış olacak ki, ağzının kenarındaki mor renkteki bir tutam otun tamamını çok havalı bir hareketle tamamen ağzının içine alıp kafasını yediği otlara umarsızca gömdü yeniden. Dile gelse, kesin “Amma takıldın sen de şu sese gereksiz yere!” diyecekmiş gibiydi. Gözlerimi eşekten ayırmama sebep olan yine o “Hişt” sesi oldu. Bu sefer daha da derinlerden geliyordu. Sanki çalıların arasında kocaman bir kuyu var ve o kuyunun içinden yankılanıyordu.      Gökten ...