KOZYATAĞI: YAZ AKŞAMI GİBİ BİR SEMT İstanbul un en sevdiğin semti neresi diye sordular bana. Üç gündür düşünüyorum. On beş yıl dolu dolu her şeyiyle yaşadığım şehrin en sevdiğim yeri neresi diye. Aklıma gerçekten üzerinen satılar dolusu yazı yazabileceğim bir semt gelmiyor. Orada yaşadığım süre boyunca, gün gün koca şehrin nasıl da kötüye gidişini anlatmak geliyor. Çok doluyum ve kırgınım aslında İstanbul a karşı. Bu şehre çalışmaya gelen tayfayız biz. Sonra da hayatımızı bu şehirde kurduk. Yani elimiz ekmek tutarken İstiklal Caddesi’nde hesaplıca para harcamalarımız oldu, Bon Jovi yi İnönü Stadı nda ağırlamışlığımız da var. Turist gibi gezdik bir çok yerini, yerlisi gibi de sokak sokak biliriz Gaziosmanpaşa’sını, Bağcılar’ını, Eyüb’ünü, Beylikdüzü’sünü, Kadıköy’ünü… Bekarlığı da tattık, her Cuma akşamı İmam Adnan’ın, Nevizade’nin değişik sokaklarında. Çocuksuz evliliği de tattık, turist gibi Şile’sine giderek. Tek çocuklu aile hayatını da tattık, zamanında elit denebilecek semtlerinde...